İsrail’in mali politikaları ve işçi engellemeleri, Batı Şeria’da sağlık sistemini çöküşün eşiğine getirdi. Kamu eczanelerinde ilaç bulunamıyor, hastalar hayati tedavilere erişimde zorlanıyor.
Haaretz gazetesinin raporuna göre, İsrail’in Batı Şeria’daki Filistin kamu eczanelerinden ilaçları sistematik olarak yok etmesi, bölgedeki sağlık krizini derinleştiriyor. Birçok hasta, hayati önem taşıyan ilaçları özel piyasadan yüksek fiyatlarla almak zorunda kalıyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in gümrük gelirlerine el koyması nedeniyle ağır bir mali sıkıntı yaşıyor. Bakanlık, temel sağlık hizmetlerini dahi sürdüremeyecek duruma gelme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum, kronik hastalığı olan Filistinliler arasında ölüm oranlarının artmasından endişe ediliyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı’nın dış tedarikçilere olan borcu yaklaşık 925 milyon doları buluyor. Bu rakam, bakanlığın 2025 yılı için belirlenen 1 milyar dolarlık bütçesine neredeyse eşit. Kamu sektörü çalışanları, doktorlar ve hemşireler maaşlarının yarısını veya daha azını alabildiklerini belirtiyor.
Devlet eczanelerinde ilaç stokları kritik seviyede. Kanser ve böbrek hastalıkları gibi hayati ilaçların tedarikinde yaşanan aksamalar, kamu sağlık sigortası kapsamındaki hastaların özel piyasaya yönelmesine neden oluyor. Ancak bu hastaların çoğu, ilaç masraflarını karşılayacak güce sahip değil.
Sağlık sektörü profesyonelleri, mevcut durumu ‘çöküşün eşiğinde’ olarak tanımlıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, Kurban Bayramı öncesinde yaptığı uyarıda, temel sağlık hizmetlerini sunma kapasitesinin risk altında olduğunu vurgulamıştı. Bu krizin, sivil toplum ve özel sağlık kuruluşları üzerinde de zincirleme bir etki yarattığı belirtiliyor.
Gazeteye göre, Filistin sağlık sektörünün karşılaştığı bu krizin temelinde iki ana neden yatıyor: ‘mali darbe’ ve ‘istihdam darbesi’. İsrail, Filistin’in ithalat gümrük vergilerini tahsil ediyor ve Filistin’in su, elektrik gibi temel hizmet borçlarını keserek kalan parayı da kendi bünyesine alıyor. Bu durum, Filistin hükümetinin gelirlerini büyük ölçüde kesiyor.
İkinci neden ise, Tel Aviv yönetiminin yaklaşık 170 bin Filistinli işçinin İsrail’deki işlerine dönmesini engellemesi. Bu karar, yüz binlerce ailenin gelir kaynağını kaybetmesine ve genel bir yoksullaşmaya yol açıyor.
Mayıs başından bu yana Batı Şeria’daki kamu sektöründe çalışan doktorlar ve hemşireler, maaşlarının tamamını alamadıkları gerekçesiyle grevde. Grev öncesinde de maaşlarının sadece yarısını alabildiklerini ifade ediyorlar. Devlet hastaneleri yalnızca acil durumdaki tedavilere odaklanabiliyor, ancak personel eksikliği, ilaç ve malzeme kıtlığı nedeniyle bu tedavilerin kalitesi de düşüyor.
Grev, Batı Şeria’daki 447 Filistin Sağlık Bakanlığı kliniğini de etkiliyor. Bu durum, anne ve bebek sağlığı, engelli çocuklar ve okul çağı çocuklarının takip hizmetlerini olumsuz etkiliyor. Sağlık Bakanlığı’nın biriktirdiği 925 milyon dolarlık borç, sivil toplum hastaneleri ve ilaç şirketleri arasında paylaşılmış durumda.
Filistin Sağlık Bakanı Dr. Macid Ebu Ramazan, düzenli olarak alınan 1260 çeşit ilaçtan sadece 260’ının depolarda bulunduğunu belirtti. İlaç Üreticileri Derneği üyesi Dr. Fethi Ebu Mugli, birçok şirketin yurt dışından ilaç almak için gerekli sermayeye sahip olmadığını ifade etti.
Hastalar, düzenli ilaç alabilmek için kredi çekmek veya yardım aramak zorunda kalıyor. Özel hastaneler de Filistin Sağlık Bakanlığı’na olan borçlar nedeniyle maaş kesintileri yapıyor ve bazı banka hesapları eksiye düşmüş durumda. Kliniklerin kapanması, devlet hastaneleri ve sivil toplum kuruluşları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Dr. Mustafa Barguti, İsrail’in uluslararası yardım kuruluşlarını bölgeden uzaklaştırma çabaları ve Filistinli sivil toplum kuruluşları hakkındaki kapatma kararlarının krizi derinleştirdiğini belirtiyor. Ayrıca, Batı Şeria yollarındaki binlerce kontrol noktası ve barikat, acil tıbbi müdahaleleri ve hasta nakillerini zorlaştırıyor.
Cerrah S. ve Anne B. gibi tanıklar, yol kapatmaları ve ekonomik zorluklar nedeniyle hastaların acil ameliyatlara veya tedaviye erişimde sorunlar yaşadığını aktarıyor. Dr. Barguti’ye göre, tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, sağlık sistemindeki krizin ‘dikkatli ve hesaplı bir planlamanın ürünü’ olduğu sonucuna varılıyor. Dünya Bankası raporları da İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünün Filistin ekonomisini ve sosyal hizmetlerini olumsuz etkilediğini daha önce belirtmişti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap