DSÖ, KDC’deki Ebola salgınında artan vaka ve ölümler üzerine deneysel aşıların kullanımını değerlendiriyor. Bölgede ekipman eksikliği ve yüksek ölüm riski endişe yaratıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (KDC) hızla yayılan ve ölümlerin arttığı Ebola salgınıyla mücadele kapsamında deneysel aşıların kullanımını değerlendiriyor. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının yayılma hızı ve ölçeğinden derin endişe duyduğunu belirtti.
KDC’nin Bundibugyo suşunun neden olduğu yeni salgınında şu ana kadar en az 500 şüpheli vaka ve 130 şüpheli ölüm rapor edildi. Salgının başlangıcında bu rakamlar yaklaşık 200 vaka ve 65 ölüm civarındaydı. Uluslararası Kurtarma Komitesi (IRC) Sağlık Direktörü Dr. Mesfin Teklu Tessema, mevcut sayıların salgının tam boyutunu yansıtmayabileceğini ifade etti.
Tessema, virüsün Güney Sudan sınırından ülkeye sıçrama riskinin bulunduğunu ve bölgedeki zayıf sağlık altyapısının kontrolü zorlaştırdığını vurguladı. Bu durum, özellikle sınırlı kaynaklar ve artan ölüm riskiyle birleşince endişeleri artırıyor.
Bölgedeki sağlık kliniklerine yardım sağlayan IRC, eldiven, maske ve koruyucu gözlük gibi temel ekipmanlarda ciddi eksiklikler yaşandığını bildirdi. Bundibugyo suşunun, mevcut bakım imkanlarına rağmen %30 ile %50 arasında bir ölüm oranına sahip olduğu belirtildi. Tedaviye erişimdeki gecikmeler veya imkansızlıklar bu riski daha da yükseltiyor.
Mevcut Bundibugyo suşu için onaylanmış bir aşı veya tedavi yöntemi bulunmuyor. KDC ve Uganda’dan gelen genetik veriler, salgının virüslü bir hayvandan insana bulaşmasıyla başladığını ve ardından insandan insana yayıldığını gösteriyor. Bristol Üniversitesi Viroloji Profesörü David Matthews, salgının tek bir hayvandan bulaşma olayıyla başlamış olmasının, izleme ve kesme süreçlerini kolaylaştırabileceğini söyledi.
Uganda’da halka fiziksel temastan kaçınma çağrısı yapıldı ve milyonlarca insanı bir araya getiren 3 Haziran Şehitler Günü etkinlikleri iptal edildi. DSÖ, sınır kapılarında tarama yapılmasını önerirken, ticari ve seyahat kısıtlamalarından kaçınılması gerektiğini belirtti.
Buna karşılık ABD gibi bazı ülkeler bölgeden gelen yolculara yasak getirirken, Ruanda KDC ile sınırlarını kapattı. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) yetkilileri, bölgedeki silahlı çatışmalar ve sağlık hizmetlerine erişim eksikliğinin salgınla mücadeleyi zorlaştırdığını açıkladı.
KDC’nin Ituri eyaletinde laboratuvar testleriyle doğrulanmış 30 vaka bulunurken, Uganda’nın başkenti Kampala’da bir vaka ve bir ölüm kaydedildi. Enfekte olan bir ABD vatandaşının tedavi için Almanya’ya nakledildiği de duyuruldu.
DSÖ, hangi testlerin, aşıların ve tedavilerin kullanılabileceğini belirlemek üzere teknik bir heyet topluyor. Mevcut onaylı aşılar yalnızca 1976’da tespit edilen Zaire suşuna karşı etkili. DSÖ KDC Temsilcisi Anne Ancia, uzmanların mevcut aşıların bu salgında kullanılamayacağı görüşünde olduğunu ancak daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtti.
Ghebreyesus, salgının kentsel alanlara yayılmasının ve sağlık çalışanları arasında görülmesinin yayılımı hızlandırabileceği uyarısında bulundu. Bölgedeki çatışmalar nedeniyle son iki ayda 100 binden fazla insanın yerinden edildiği ve bu durumun salgının kontrolünü zorlaştırdığı vurgulandı. DSÖ, krize müdahale etmek amacıyla bölgeye 40’tan fazla uzman ve 12 ton tıbbi malzeme sevk etti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap