İletişim Başkanı Burhanettin Duran, STRATCOM Zirvesi’nde dezenformasyonun küresel tehdit olduğunu belirtti. Hakikatin savunulması için çağrı yaptı.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Beşiktaş’ta düzenlenen 5. Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) açılışında uluslararası topluma “hakikatin yanında durma” çağrısı yaptı. Duran, dezenformasyonun bir iletişim sorunu olmaktan çıkarak ulusal ve küresel bir tehdit haline geldiğini vurguladı.
Zirvede katılımcılarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirten Duran, STRATCOM’un uluslararası bir marka haline geldiğini ifade etti. Bu yılki zirvenin “Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” teması etrafında gerçekleştiğini aktardı.
Duran, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin aşınma sürecini geride bıraktığını ve yeni bir dünyaya girildiğini dile getirdi. Mevcut belirsizlik ve güvensizlik ortamının, çifte standardın görünür hale gelmesiyle daha da derinleştiğini kaydetti.
Duran, bazı aktörlerin askeri, ekonomik ve teknolojik araçları kullanarak çıkarlarını hiçbir gerekçeye ihtiyaç duymadan elde etmeye yöneldiğini belirtti. Bu eğilimin uluslararası sistemde uzlaşı ve diplomasiyi geri plana atarak güç kullanımını birincil araç haline getirdiğini söyledi.
İletişim Başkanı, “Bir daha asla” denilen soykırımların bugün adeta canlı yayınlarda gerçekleştiği bir dönemde olunduğuna dikkat çekti. Çifte standardı sistematik uygulayan bir grup ülkenin ahlaki üstünlüğünü yitirdiğini ve kendi sınırları içinde İslamofobik söylemleri sıradanlaştırdığını ifade etti.
Duran, bölgesel destabilizatör ülkelerin ve aktörlerin coğrafyalarında hayatı zehirlediğini, saldırgan politikaların yeni stratejik denklem olarak sunulmaya çalışıldığını aktardı. Gazze’de yaşananların bunun en çarpıcı örneği olduğunu, İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukukun işletilmediğini vurguladı.
Batı ana akım medyasının bu süreçte hakikati gizleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip ettiğini belirten Duran, çocukların katledilmesinin görmezden gelindiğini söyledi. Yapay zeka ve dijital manipülasyon araçlarının gerçekliği çarpıtarak dezenformasyon çağını daha yıkıcı hale getirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin uluslararası düzenin irtifa kaybını ve normatif çöküşü çok önceden öngördüğünü anımsatan Duran, Suriye ve Irak’taki krizleri önceden tahmin ettiğini belirtti. Ukrayna’daki savaşta da askeri çözüm yerine diplomatik angajmanlara yöneldiklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Daha adil bir dünya mümkündür” çağrısının küresel adalet talebinin güçlü ifadesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin küresel krizlerde kendimize özgü yaklaşımlar sergilediğini, arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık mekanizmalarını etkin kullandığını aktardı.
Duran, Türkiye’nin herhangi bir kriz karşısında taraflardan birinin değil, barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanmayı tercih eden bir marka haline geldiğini ifade etti. Bu durumun farklı görüşlere sahip aktörleri aynı masa etrafında buluşturan nadir zeminlerden birini oluşturduğunu söyledi.
Dezenformasyonun bir iletişim sorunu değil, doğrudan ulusal ve küresel bir tehdit olduğunu yineleyen Duran, 2022’de kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ile binlerce yanıltıcı içeriği tespit ettiklerini belirtti. Merkez aracılığıyla 202 bülten ve 2 almanak hazırlayarak kamuoyunu bilgilendirdiklerini kaydetti.
Duran, dezenformasyonla mücadelenin uygulanabilir bir etik çerçevenin belirlenmesini hayati kıldığını söyledi. Bu yönde ulusal ve uluslararası medya kuruluşları, gazeteciler, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. İletişim alanında tesis edilecek adaletin küresel barışın güçlü teminatlarından biri olacağını sözlerine ekledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap